Archive for the ‘siirsel’ Category

Hani Bir An Gelir

Cumartesi, Eylül 19th, 2009

Hani Bir An Gelir…

Hani bir ân gelir… Ve söylenmez sözler söylenir olur!
…..
Hani bir ân gelir…
Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada!
…..
Hani bir ân gelir…
Bir ân gelir…
Hani bir göz bir göze gelir.

Hani, öyle bir ân gelir ki;
En “gelinmez” yollarla en “varılmaz” yolların, senle ben arasındaki yarda boyun büktüğünü görürsün…
Bu yar; iki yâr arasıdır! ..
Her yar iki yâr arasıdır! ..
Ve üstelik;
Yaralar yara benzer,
Her yar yaraya benzer!
Yar başında duruşum;
Yâre nâraya benzer! …

Halbuki gök yerin…
Halbuki gök yarın…
Halbuki gök yârin içindedir bu mesafelerde! ..
…..
Veya gök, mavi bir hançer gibi dalıvermiştir de toprağın içine; şimdi toprak, kendi içindeki kocca bir yarayı yâr bilmiş… Kendini parçalayan kooskoca bir yar başına türbedar olmuştur! ! !

Halbuki hep…
Hep iki yârdır;
Bir yar başında duran…
…..
Her yar, yâri gördüğüm rüyadır! ..

Yolun biri gözlerinden başlaar senden içeri gider; diğeri gözlerimden, benden içeri…
Bir yar oluşur her yârin arasında kalan boşlukta! ..
Ben, yarın bir duvarı olup sana bakarım bu yandan… Sen yarın bir duvarı olur, o yandan bana bakarsın! ..
Ve en derinimden gelip en derinine gidebilecek olan yol ile, en derininden çıkıp en derinime inebilecek olan gökkuşağı “bakışlarımızda” kopar! ..
Biz, sarılmadıkça…
…..
Yarlar kaldıkça yârlar arasında! ..

Hani bir ân gelir…
Ve söylenmez sözler söylenir olur!
…..
Hani bir ân gelir…
Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada!
…..
Hani bir ân gelir…
Bir ân gelir…
Hani bir göz bir göze gelir…
Hani bir ân gelir…
Bir ân…
Bakışlar düğümlenir;
Bütün yarlar silinir,
Sıra söylenmezlere gelir…

Senaklima gelince siir

Cumartesi, Eylül 19th, 2009

Çıksam,
Çıkıp gitsem uzaklara,
Burdan çok uzaklara,
Yine yanımdasın ya, burkulur içim..
Hani sen gider gidersin de
Evler,köyler durur ya orda,
Akşamsa kuşlar göçer,
Işıkları yanar evlerin,
Bir hüzün çöker ya hani
Karanlık iner dağlara..
Buğulanır gözlerim,burkulur içim..

Kaçsam,
Kaçıp bağırsam dağlara,
Feryadım yine sen olursun ya,
Burkulur içim…
Hani bağırsan da çıkmaz sesin
Uyansam bitse bu karabasan dersin,
Bir gülüş, bir dokunuş arar yüreğin..
Uyanır bakarım yoksun,
Boğulur sesim…

Girsem,
Girip yıkansam sulara,
Buz gibi denizlerde yanar,
Etim cayır cayır seni bağırır ya
Burkulur işte o zaman içim…
Aksini görüp sularda
Sarılır kucaklarım hayalini…

Koşsam,
Koşup karışsam kalabalığa,
Gürültülü, cıvıl cıvıl,
Işıl ışıl vitrinler
Gidenler gelenler.
Telaşlı koşarak yürüsem,
Sanki bir yere yetişecekmişim,
Aceleymiş işim,
Bekleyenim varmış gibi hani…
İçim burkulur yine
Sen gelirsin aklıma.
Ayaklarım ağırlaşır gitmez…
Buluşurmuşuz seninle
Dediğimiz yer ve saatte.
Özlermişiz,
Elele yürür gülüşürmüşüz.
Çok şeyimiz olurmuş konuşacak,
Kimseyi görmezmiş gözlerimiz.
Dünya durur, seyreder
Yollarımız gül olurmuş ya hani,
Dertler tasalar biter,
Simit alır yermişiz
Dilenciye para verirmişiz hani,
İçim burkulur, burkulur içim…

Kalksam,
Kalkıp sofralar kursam,
Mumları yaksam, donatsam,
Herkesi çağırıp toplasam
Sen gelirsin yine aklıma
Burkulur içim…
Hani çok açmışız da
Güle oynaya iştahla
Bağıra çağıra, döke saça yer,
” Bugün neler oldu neler ” diye
Hepbir ağızdan konuşurmuşuz ya…
Bir sessizlik boynunu büker,
Yemekler tatsız tuzsuz olur,
Kurur ekmek, lokmalar büyür.
Çınlar tabak çatal
Sessizlik ölüm olur
Dağıtmak için pusu
Sözler diken olur,
Sofra küser,
Gönüller alıngan olur…
İçim burkulur burkulur…

Düşsem,
Düşüp yatsam yataklara,
Sen gelirsin yine aklıma…
Hani çocukmuşuz, hasta olmuşuz
Gözlerimiz baygın, buğulu
Yanaklarımız al al, ateşli,
Dışarda oyunlar oynanır neşeli
Kalkamaz yataktan
Kesiliriz ya iştahtan hani…
Öyle işte, boynum bükülür
Sen gelirsin aklıma öksüz, yalnız
Bakarım camdan, yoksun
Burkulur içim….

Ölsem,
Ölüp gitsem mesela,
Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden.
Sen gelirsin aklıma yine…
Hani ölmüşüm de
Sevdiklerim, sevmediklerim,
Üzgün, ağlamaklı herkes.
İyiliğim, güzelliğim, bahtsızlığım,
Pişmanlıklar, keşkeler, feryatlar..
Ürpertiler rüzgarla karışık,
Sessiz dualarla örtülür ya toprak…
İçim burkulur, üzülürüm..
Ölüp gittiğime değil de
Seni burda yapayalnız, bensiz
Koyup gittiğime yanar, yanar içim…
Sen aklıma gelince
Sessizce akar süzülür gözyaşım.
Sevdiğim, yoldaşım, aşkım…
Burkulur yanar içim…

Mirc Sohbet Chat Muhabbet

MircPort Mirc Port Online
  • 0 Uye.
  • 18 Misafir.
Theme Credit:

Design by: Designer Link, Made free by:
Sponsor #1 - Sponsor #2 - Sponsor #3